“Turizmi Çeşitlendirmek, 12 Aya Yaymak İçin Çalışıyoruz”

None
Turizm, Türkiye için hayati bir sektör şüphesiz. Özellikle ekonomik dengelerin sağlanması, cari açığın kapatılması, döviz girişinin artması bakımından önemli. İşte bu yüzden turizme yatırım yapmak gerekiyor, sektörün de desteklenmesi şart. Ayrıca deniz-kum-güneş üçlüsünün dışına çıkıp alternatif turizm alanlarının ön plana çıkarılması gerekiyor.

Doğal güzellikleri eşsiz olan Türkiye’nin tarihi zenginliği de başka ülkeleri kıskandıracak düzeyde. Her yıl milyonlarca turist ülkemizi ziyaret edip bu güzellikleri görüyor ve yaşıyor. Milyarlarca dolarlık bir ekonomik hareket oluşuyor. Ancak daha iyisi mümkün. Daha çok turistin gelmesi daha çok gelirin elde edilmesi atılacak bazı adımlara bağlı. Devlet de sektör temsilcileri de aslında bunun farkında. Yapılan bazı girişimler söz konusu. TÜRSAB da o adımları atan önemli aktörlerden biri.

Harmoni olarak bu ay turizme odaklandık. Sektör temsilcileri ile konuştuk, geçen yılı değerlendirdik, önümüzdeki dönemde neler yapılması gerektiğini ele aldık.

Turizm sektörünün duayen ismi Başaran Ulusoy’un da görüşlerine başvurduk. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği(TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, 2016 yılı ile ilgili tespitleri, bu yıl için öngörüleri ve genel olarak sektörün gelişmesi için atılması gereken adımları dile getirdi. Şimdi sözü kendisine bırakıyoruz.

Başaran Bey sizi tanıyabilir miyiz?

1949 yılında Trabzon’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Trabzon’da tamamladıktan sonra 1970 yılında İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldum. 1968’de ticaret hayatına atıldım. İnşaat, müteahhitlik hizmetleri, taşımacılık, ulaşım, sigortacılık ve turizm sektörlerinde faaliyet gösterdim. 21 yaşındayken Büyük Amcam, Ulusoy ailesinden büyüklerimizi toplam 39 gün süren ve karayoluyla gerçekleşen Hac yolculuğuna götürmemi teklif etti. Ben de kabul ettim ve bu seyahat turizm alanına adım atmamı sağladı. 1981 yılında TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi ve Muhasip Üye olarak görev yaptım. 1991-93 döneminde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine geldim. 3 dönem aradan sonra 1999’da yeniden başkan oldum. TEMA Vakfı’nda Yönetim Kurulu Üyesi, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nda Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalıştım. Halen Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Danışma Kurulu, DEİK İcra Kurulu Üyesi olarak ve TOBB Turizm Sektörü Meclis Başkanı, UKTAŞ (Uluslararası Kongre Sarayı Tesisleri İşletmeciliği), Efes Kongre Merkezi-Kuşadası ve TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyorum.

TÜRSAB olarak turizm sektörü için yürüttüğünüz faaliyetler nelerdir?

TÜRSAB esas itibariyle bir meslek kuruluşu olmasına karşın ülke turizminin gelişimi için gayret gösteren TÜRSAB, uluslararası turizm fuarlarına katılım göstererek Türkiye’nin turizm potansiyelini yabancı ülkelerde tanıtıyor.Düzenlediğimiz Travel Turkey Uluslararası Turizm Fuarı ile uluslararası turizm camiasının dikkatini Türkiye’ye çekmeye çalışıyoruz. Yurtdışında gerçekleştirdiğimiz workshop etkinlikleriyle ülkemizin tarihi kültürel ve turistik değerlerini tanıtmanın yanı sıra kongre, sağlık, spor, kültür ve kruvaziyer turizmi gibi farklı alanlarda Türk turizminin gelişmesini ve çeşitlendirilmesini sağlayacak faaliyetler gerçekleştiriyoruz.

Turizmin dış pazarlar açısından gelişmesinin yanı sıra iç pazarda da gelişmesi amacıyla çok sayıda çalışma yapıyoruz. Bu çerçevede yerli turistin uygun fiyatlı tatil olanaklarından faydalanabilmesi amacıyla 2009 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TÜROB, TÜROFED ile birlikte “Erken Rezervasyon Kampanyası”nı gerçekleştiriyoruz. Kampanya sayesinde vatandaşlarımızın erken rezerve ettirmeleri durumunda uygun fiyatlı biçimde tatil yapmalarına olanak sağlıyoruz.

TÜRSAB olarak üzerinde önemle durduğumuz konuların bir diğerini kültürel mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması oluşturuyor. Bu kapsamda Efes Antik Kenti’nin ışıklandırılmasından, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yer alan ve 2014 yılındaki toplumsal olaylar sırasında yakılarak kullanılamaz hale gelen Diyarbakır Ziya Gökalp Müzesi’nin restorasyonuna kadar bir çok faaliyete imza atıyoruz.

Turizmin çeşitlendirilmesi, Türkiye’nin kültür mirasının korunması ve dünyaya tanıtılması yolundaki çalışmalarımız bundan sonra da sürecektir.

Turizm sektörü hakkında rakamsal bir bilgi verebilir misiniz?

2016 yılında Turizm sektörü çok zorlu bir süreçten geçti. Rusya ile yaşanan uçak krizi, mülteci sorunu, ülkemizin çevresindeki jeopolitik gelişmeler, dünya genelinde artan terör olayları ve 15 Temmuz’da gerçekleşen hain darbe girişimi gibi birçok olay turizm sektörünü olumsuz etkiledi. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre; 2016 yılında ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı 2015 yılına göre yüzde 30,05 oranında azalarak 25 milyon 352 bin 213 seviyesine geriledi. Yine 2016 yılında elde edilen turizm geliri ise yüzde 29.74 oranında azalarak 22 milyar 107 milyon 440 bin dolara düştü. Sonuç olarak 2016 yılını; yaşanan hadiselerin de etkisi ile negatif bir şekilde kapatmış olduk. Özetle 2016 yılı yaşanabilecek tüm olumsuzlukların bir yıla toplandığı ve Türkiye’ye turist gönderen kaynak pazarların tamamına yakın kısmında önemli oranda düşüşler yaşandığı bir yıl oldu.

2017 yılının ilk iki aylık dönemi itibariyle bakıldığında da düşüş eğiliminin devam ettiğini gözlemliyoruz. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan elde edilen verilere göre, 2017 yılının Ocak-Şubat döneminde ise Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,12 oranında azalarak 2 milyon 215 bin 307’ye geriledi.

Bu dönemde görebildiğimiz olumlu gelişme ülkemizin en büyük ikinci pazarı konumunda bulunan Rusya başta olmak üzere Azerbaycan, İran, Gürcistan, Ukrayna ve S. Arabistan gibi ülkelerden gelen turist sayısındaki ciddi orandaki artışlardır.

Ancak Ocak-Şubat ayında ne genel ziyaretçi sayılarında yaşadığımız düşüş ne de Rusya, Azerbaycan ve İran gibi pazarlarda yaşadığımız artış 2017 yılının tamamı için öngörü yapmamıza olanak vermiyor. Zira her pazarın dinamiği farklı seyrediyor. 2017 yılı beklentimizin netleşmesi için biraz daha zamana ihtiyaç bulunuyor. 2016 yılının olumsuz geçmesine neden olan faktörlerin azalması ve yeni olumsuzlukların meydana gelmemesi elbette önümüzdeki dönemlerde turist sayısının ve turizm gelirlerimizin artmasına olumlu yönde katkı verecektir.

Türkiye’ye gelen paket turlar düşünüldüğünde yerel firmaların toplam içeresindeki payı nasıldır?

Rusya ve BDT ülkelerinden ülkemize yönelik operasyon yapan ve ortakları arasında Türklerin bulunduğu tur operatörleri bulunsa da ülkemize paket turlarla yurtdışından turist getiren şirketlerin önemli kısmını yurtdışında kurulu bulunan yabancı menşeli tur operatörleri oluşturmaktadır. Bununla birlikte bu şirketlerin tamamı, 1618 Sayılı Kanun çerçevesinde kurulmuş ve TÜRSAB üyesi olan seyahat acentalarından incoming hizmeti almaktadırlar.

Türkiye’ye giriş çıkışlarda paket turlar ile bireysel ziyaretler arasında nasıl bir ilişki var?

Türkiye, yıllar içinde deniz-kum-güneş turizmi çerçevesinde kitle turizmi alanında gelişim gösteren bir turizm destinasyonu olarak öne çıkarken İstanbul merkezli olarak artan havayolu bağlantı olanakları sayesinde de Türkiye bireysel ziyaretçiler açısından önemli bir destinasyon haline geldi. Elimizde paket turla veya bireysel ziyaretçi olarak gelenlerle ilgili net bir istatistiksel veri bulunmamakla birlikte ülkemize gelen ziyaretçilerin yüzde 40-50 aralığındaki kesiminin paket turlarla geldiğini ifade edebiliriz.

Türkiye’nin yerel kimlikleri ve potansiyeli düşünüldüğünde farklı turizm çeşitleri için farklı öneriler, rotalar oluşturmak mümkün mü? (Kültür turizm rotası, geleneksel turizm rotası, spor turizm rotası vb.)

Türkiye, ağırladığı ziyaretçi sayısı ve bu misafirlerden elde ettiği gelir bakımından dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri konumunda bulunuyor. Türkiye’nin bu başarıyı elde etmesinde şüphesiz kitle turizminin çok önemli bir payı bulunmaktadır. Ülkemize turistik amaçlı olarak gelen misafirlerin önemli kısmı ziyaretlerini yaz aylarında gerçekleştirmekteler. Ancak bu durum turizm sektörünü maalesefki mevsimsel bir aktivite olma noktasına sürüklemiş durumdadır. Yapmamız gereken ise Türkiye’yi dünya sıralamalarında üst sıralara taşıyan kitle turizmi alanındaki çalışmaları aksatmadan turizmi çeşitlendirecek ve 12 aya yayılan bir ekonomik aktivite haline getirecek olan alternatif turizm çeşitlerini geliştirmektir.

Nitekim son yıllarda farklı turizm segmentlerindeki gelişimin sağlanması amacıyla önemli çalışmalar gerçekleştirilmeye başlanmış durumdadır. TÜRSAB olarak biz de Sağlık Turizmi, Gastronomi Turizmi, Macera Turizmi, Kongre Turizmi, Spor Turizmi, Sağlık Turizmi gibi alanlarda gelişim için özel komiteler kurmuş ve bu komitelerde birçok faaliyet gerçekleştirmiş durumdayız. Elbette Türkiye’nin gastronomik, kültürel ve doğal güzellikleri düşünüldüğünde önümüzde çok daha büyük bir gelişim potansiyeli bulunmaktadır.

Turizm 12 Ay Turizm TÜRSAB Turist Alternatif Turizm Başaran Ulusoy
Tümünü gör
Pzt Sa Çar Per Cu Cmt Pzr
27282930010203
0405 06 07080910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
01020304050607