“Depremden Önce Harekete Geçilmeli”

“Depremden Önce Harekete Geçilmeli”
Elazığ’ın Sivrice ilçesindeki 6.8’lik depremin ardından bölgedeki artçı sarsıntılar sürüyor. Ancak Elazığ ve çevresinde yaşananlar, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlattı. "Türkiye depreme ne kadar hazır" sorusu yeniden gündeme geldi. Deprem uzmanları ve meslek odaları, tüm uyarılarına rağmen gerekli hazırlıkların yapılmadığını söylüyor. Uzmanlar, deprem bölgeleriyle ilgili uyarıda bulundular.

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, alınması gereken önlemlere değindi. Faylar üzerinde ciddi araştırılmalar yapılması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Görür, şöyle konuştu: “Devlet bir şeyler yapıyor. Deprem olduğu dönem devlet diyor ki, ‘Gideriz her türlü destek veririz, göçükten kurtarırız, bina yaparız’, bu afet yönetimidir. Bunun zaten yapılması gerek. İnsanlar depremde yerin altında kalmış, kim yardım etmez ki? Devlet bütün planlarını bunun üzerine yapmaz, ‘Hele bir afet olsun, Allah büyüktür’ gibi bir yaklaşım doğru değil.”

Prof. Dr. Görür, “Devletin MTA’sı var, organları var” dedi ve ekledi: “AFAD’ın yer bilimi araştırması yok. AFAD, sismik ağı yönetiyor. Şimdi belli üniversitelere proje ve görev vererek bütün faylarda çok ciddi araştırmalar yapıp, her ayın özelliğini, niteliğini ve deprem tekerrür periyotunun araştırılması gerekiyor. Bu desteklemesi gerekir. TÜBİTAK ile DPT ile yapabilir, yasa çıkartır, destekler. Bütün bunları faylar botunca yapar. Sonra oradaki yerleşim alanları, o evler incelenir. Deprem güvenliğine bakılır, öyle durumda yerleşim yerleri dayanır mı ona bakılır. Sonuçta peyder pey fayın özelliklerini bulup tehlikenin boyutunu ortaya koruz yani tehlike analizini yaparız. Bu tehlikeye karşı güvenli yaşam alanlarını oluşturup risk analizi de yaparız. Bu işi bitiririz. Burada çoluğumuz çocuğumuz yaşayacak. Önemli olan bölgelerde önceden çalışmalar yapıp durumu afet olursa vereceği zararı tespit edersin şimdiden afet gelmeden başlarsın çalışmalara. Biz buna risk yönetimi diyoruz.”

Yönetmelik Uygulanmadı

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, ülkenin yüzde 64’ünün birinci derece deprem bölgesinde yer aldığına dikkat çekti: “Binaların yasanın öngördüğü şekilde incelenip yapılması, depremleri ölümcül olmaktan çıkarır. Elazığ’da yaklaşık 150 bin yapı var. Bu yapılardan sadece 76’sının yıkılması, 6,8’lik bir depremde Türkiye standartlarına göre az olarak görülüyor. Ama bu sıfır da olabilirdi. 2007’de bir deprem yönetmeliği çıkarıldı. Kentsel dönüşüm ilan edildi ama dönüşüm yaygın olarak uygulanmadı. Yıkılan yapılara baktığımda eski yapılar... Demek ki Elazığ’daki yapılar taransa, bunlardan kötüleri belirlenip yeniden yapılsa belki 6,8’lik depremi yıkımsız görecektik.”

Eğitimler Tekrarlanmalı

Jeofizik Uzmanı Dr. Oğuz Gündoğdu, şu değerlendirmede bulundu: “İstanbul ve Marmara Bölgesi, Kuzey Anadolu Fayı’nın tehdidi altında. 99’dan sonra İstanbul’a doğru dürüst bir şey yapamadık. Tüm binaların elden geçirilmesi, sağlıksız olanların yıkılması ve eğitimlerin tekrarlanması gerek. 2’nci tehdit ise Elazığ’da 6,8’lik depremin yarattığı tehdit. Bu, Doğu Anadolu Fay zonunda oluşan deprem. Bu büyükçe bir deprem ve aktivite ettiği fayların, tekrar hayata geçirilmesi söz konusu.” Dr. Gündoğdu, alınması gereken önlemler için ise şöyle dedi: “Burada belediye veya hükümetin bu işe önder olması lazım. Kentsel dönüşüm yapıldığı zaman halkın durumu belli. Devlet desteğiyle yapılmalı.”

“Deprem Yıkmadan Siz Yıkıp Yenisini Yapın”

Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Utku Yazgan, depreme karşı atılması gereken adımlar konusunda açıklamalarda bulundu. Yazgan, "Sağlıksız binaları ya güçlendirin ya da deprem yıkmadan, siz yıkıp yenisini yapın" dedi.

Türkiye'deki yapı stoğunun birbirine benzediğine dikkat çeken Dr. Yazgan, Elazığ ve çevresinde genellikle tercih edilen ve iskelet sistemi olmayan yığma yapıların bu şiddetteki depremlerde ağır hasar görmesinin beklenen bir durum olduğunu söyledi. Kırsal kesimlerde genellikle tek katlı yapılar olduğunu, ancak şehir merkezi ve ilçelerde 4-5 katlı dayanıksız betonarme yapıların hasar görmesi nedeniyle kayıplar yaşandığını anlatan Dr. Yazgan, şöyle devam etti: "Üç ile sekiz kat arası binalar en fazla riskli bina gruplardır. Depremlerden sonra binalarda hasar tespitleri yapılır ancak asıl önemli olan mevcut yapı stoğumuzun depreme dayanıklı olup olmadığının önceden tespit edilmesidir. İlk olarak hızlı yöntemle kabaca değerlendirme yapmalı, daha sonra ayrıntılı değerlendirmelerle binaların depreme dayanıklı olup olmadığının tespiti aşamasına geçmeliyiz. Depreme dayanıksız çıkan bina ya güçlendirilmeli ya da deprem yıkmadan kendimiz yıkıp yeniden yapmalıyız. Kentsel dönüşümün hızla gerçekleştirilmesi ve güvenli binaların inşa edilmesi en büyük önlemdir"

Yaşadığımız binaların depreme karşı dayanıklı olup olmadığı konusunda başta inşaatı yapanlar olmak üzere herkesin her adımda sorumlu davranması gerektiğini belirten Dr. Yazgan, "Ev alırken vatandaşlarımız binanın 'Bina Deprem Yönetmeliği'ne uygun yapılıp yapılmadığına mutlaka bakmalı. Gölcük Depremi sonrası çıkarılan yönetmelikle binalarda beton kalitesi sağlandı. Yönetmeliğe uygun yapıldıysa o binada rahatlıkla oturulabilir." dedi.

Kentsel Dönüşüm Tek Çare

Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Yönetim Kurulu Başkanı Feyzullah Yetgin, “Topraklarının büyük bir bölümü deprem kuşağında yer alan Türkiye’de, depreme hazırlıklı olmamız için kentsel dönüşüm tek çare. İçinde bulunduğumuz süreçte güvenli ve sağlıklı yapılara hızla kavuşmamız kentsel dönüşümle mümkün." dedi.

Feyzullah Yetgin yaptığı yazılı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu: “Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Bölgedeki tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Merkez üssü Elazığ olan ve çevre illerde de ciddi ölçüde hissedilen depremin bazı bölgelerde yıkıcı etkisi oldu. Bölgede yaşayan vatandaşlarımız temkinli olmalı, güvenli olmayan binalara girmemeli, kamu kurumlarının yönlendirmelerine itibar etmeli. Topraklarının büyük bir kısmı deprem kuşağında yer alan ülkemizde, depreme karşı binalarımızı güçlendirmek, güvenli ve sağlıklı yapılara kavuşmak için kentsel dönüşüm sürecini el birliğiyle yürütmemiz gerekiyor. Son yasal düzenlemelerle kentsel dönüşümde yeni bir dönem başladı ve süreç hızlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ‘Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’ kapsamında 100 bini İstanbul'da olmak üzere her yıl 300 bin konutun kentsel dönüşümünün yapılacağı, belirlenen bu eylemle hâlihazırda acil dönüştürülmesi gereken 1 milyon 500 bin konutun 5 yıl içerisinde dönüştürüleceği açıklandı. Kentsel dönüşümün layık olduğu şekilde yapılması çok önemli. Dolayısıyla kamunun ve yeni yasal düzenlemelerin desteği ile hiç zaman kaybetmeden bu sorunu çözmeliyiz.” 

“İzinsiz Yapılaşmalara Müsaade Edilmemeli”

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), Elazığ’da meydana gelen ve geniş bir bölgede hissedilen deprem nedeniyle bir açıklama yaptı. Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, şunları söyledi: “Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyoruz. Bölgedeki tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Deprem kuşağında yer alan ülkemizde riski depremin değil güvensiz yapıların oluşturduğunun bilinciyle hareket etmeliyiz. Depremden etkilenen bölgedeki binalarda hasar tespiti yapılması ve hasarlı binalara girilmemesi gerekiyor. Depremler yerkabuğunun kaçınılmaz bir gerçeğidir. Önemli olan deprem gerçeğine uyum sağlayabilmek, bu gerçekle birlikte yaşayabilmek ve bütün planları buna göre yapmaktır. Avrupa Birliği üyesi ülkelerden farklı olarak deprem kuşağında yer alan ülkemizde, güçlendirme yenileme çalışmalarının ihmal edildiğini ve Avrupa’ya göre geride kaldığımızı görüyoruz. Tüm binaları yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre, kentsel dönüşüm sürecinde binaları depreme karşı güçlendirme çözümünü iyi değerlendirmeliyiz. Ayrıca uzun ömürlü binaların inşasında denetim çok önemli. Dayanıklı tüketim malları için yapılan sorgulamayı binalar ve konutlar için yapmadığımız müddetçe, başımızı soktuğumuz konutlar dayanıksız tüketim malı gibi olmaya devam edecektir. Türkiye’nin % 90’dan fazlası deprem bölgesi olup ülkemizde iki büyük fay hattı bulunmaktadır. Elazığ bu hatlardan Doğu Anadolu Fay Hattı üstünde yer almaktadır. Tüm bu gerçekler ortada iken kontrolsüz ve denetimsiz, belgesiz ve izinsiz yapılaşmalara kesinlikle müsaade edilmemelidir.”

“1,5 Milyon Konut Acil Dönüşmeli”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum,  Türkiye'nin deprem ülkesi olduğuna dikkati şimdiye kadar alınan önlemlere dikkat çekti. Kurum, şunları söyledi: "80 binin üzerinde bugüne kadar depremlerde canımız gitti. Bugüne kadar Bakanlığımız eliyle 1 milyon 350 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirdik. TOKİ idaresi eliyle de 850 bin bağımsız bölüm ürettik. Geçen sene 50 bin, bu sene 100 bin sosyal konut projesini başlattık. Bunların hepsi depreme dayanıklı projeler üretmek, vatandaşımızın can ve mal emniyetini sağlamak adına attığımız adımlardır."

Çıkardıkları yapı denetimine ilişkin kanunlarla, düzenlemelerle deprem yönetmeliklerine uygun binaların önünü açtıklarını ifade eden Kurum, bir taraftan da kentsel dönüşümle ilgili valiliklere genelge gönderdiklerini bildirdi.

Kurum, 1,5 milyon acil öncelikli dönüşülmesi gereken konutun olduğunu anlatarak, 300 bin her yıl konut dönüştürmeleri gerektiğini belirtti. 5 yılda bu dönüşülmesi gereken konutlarla ilgili çalışmaları tamamlamak için Bakanlık olarak 65 bin konutun dönüşümüne 2019 yılı içerisinde başlandığını dile getiren Kurum, bu yıl içerisinde de ilave 50-60 bin konutun dönüşümünü yapacaklarını aktardı.

"Kentsel dönüşüm zaruret"

Kurum, güçlendirmeye dair Meclis'te düzenlemelerin de bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Belediyelerimizle yapacağımız dönüşümlere dair düzenlemelerimiz var. İller Bankası Genel Müdürlüğü kanalıyla belediyelerimize dönüşümle alakalı hibe ve kredi desteği veriyoruz. Bu şekilde bu süreci yönetmek durumundayız. Ancak burada vatandaşlarımızın da aynı duyarlılık içerisinde olması gerekiyor. Kentsel dönüşüm bir zaruret. Burada birinin bir evladı, eşi, kendisi enkazda kaldığında, cenazesini oradan aldığımızda hepimizin içi parçalanıyor. Biz bu acıları yaşamamak adına vatandaşlarımızla birlikte bu süreci yönetmek durumundayız."

Murat Kurum uzman kentsel dönüşüm Deprem GYODER Naci Görür
Tümünü gör
Pzt Sa Çar Per Cu Cmt Pzr
27282930010203
04050607080910
11121314151617
1819202122 23 24
2526272829 3031
01020304050607