“Hiç Zaman Kaybetmeden El Birliğiyle Riskli Bina Sorununu Çözmeliyiz”

“Hiç Zaman Kaybetmeden El Birliğiyle Riskli Bina Sorununu Çözmeliyiz”
GYODER Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin , deprem kuşağında yer alan Türkiye’de, depreme hazırlıklı olmak için kentsel dönüşüm sürecinin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yetgin, “Bugün risk alanı içindeki 6,5 milyon konuttan 1,5 milyonunun acil dönüşmesi, gerekiyor. Hiç zaman kaybetmeden, el birliğiyle riskli bina sorununu çözmeliyiz” dedi.

Türkiye’de büyük yıkıma yol açan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 20’nci yıl dönümü nedeniyle açıklamada bulunan GYODER Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, “Topraklarının büyük çoğunluğu deprem kuşağında bulunan ülkemizde maalesef hala depreme hazırlıklı değiliz. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamalıyız. GYODER olarak, kentsel dönüşüm çalışmalarına katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Olası büyük bir depreme hazırlık için riskli binaların yeniden, yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilmesi ve tüm Türkiye’nin yeniden yapılanması için çalışacağız” dedi.

6,5 Milyon Konutun Dönüştürülmesi Gerekiyor

Bugün Türkiye genelinde milyonlarca konutta halen binaların gücünü zayıflatan korozyona karşı su yalıtımı uygulamasının bulunmadığını belirten Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, şöyle konuştu: “Güvenli, kaliteli yapılaşma anlayışıyla hareket etmeli ve kentsel dönüşüm fırsatını iyi değerlendirmeliyiz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ülkemizdeki toplam 20 milyon konutun risk alanı içindeki 6,5 milyonunun dönüşmesi gerektiğini, acil öncelikli 1,5 milyon konutun ise 2023’e kadar dönüştürüleceğini açıkladı. Dolayısıyla hiç zaman kaybetmeden bu sorunu el birliğiyle çözmemiz gerekiyor. Şehirlerimizi, talep ve ihtiyaçlara göre planlayıp geliştirmeli, değiştirmeli ve dönüştürmeliyiz. İlgili yönetmeliklerin ihtiyaçlara ne ölçüde yanıt verdiğinin sorgulanmasını, gerekli revizyonların yapılmasını ve uygulamaların denetlenmesini sağlamalıyız.”

Yeni Yasal Düzenlemeler Dönüşümü Hızlandıracak

İmar artışına dayalı bir paylaşım ile kentsel dönüşüm uygulamasının sona ermesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, “Binaları dönüştürürken şehir planlama nosyonu olmazsa olmaz. Kentsel dönüşüm ve yenilemenin layık olduğu şekilde yapılması çok önemli. Bizim sürekli dile getirdiğimiz konu ‘akıllı, dayanıklı, sürdürülebilir kentsel dönüşümdür. Yeni yasal düzenlemelerle kentsel dönüşümde yeni bir dönem başladı. Son değişikliklerin dönüşümü hızlandıracağına inanıyoruz” dedi.

“Yeni ‘Deprem Yönetmeliği’ İle Kentsel Dönüşüm Şimdi Başlıyor”

İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan da 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 20’nci yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Türkiye’de riski depremin değil güvensiz yapıların oluşturduğunu belirten Erdoğan, “2019’da yürürlüğe giren ‘Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ ile kentsel dönüşüm şimdi başlıyor. Kentsel dönüşüm sürecinde binaları depreme karşı güçlendirme çözümü iyi değerlendirilmeli. Binaları yıkmadan da depreme hazırlıklı olmamız mümkün” dedi.

İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, 2012 yılında çıkarılan ‘Afet Riski Altındaki Alanların Yeniden Yapılması’ yasasına göre hayata geçen kentsel dönüşümün, 2019’da yürürlüğe giren ‘Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ ile aslında yeni başladığını vurguladı. Ferdi Erdoğan, “Deprem açısından çok önemli olan, binayı korozyona karşı koruyan ‘su yalıtımı yönetmeliği’ 2017 yılında çıktı. Deprem Yönetmeliği’ne uygun, su, ses, yangın yönetmeliklerine göre projelendirilmiş, Enerji Kimlik Belgesi alınmasının zorunlu tutulduğu, enerji, su ve atık yönetimini içeren, çevreye uyumlu, doğru malzemenin doğru yerde, doğru şekilde kullanılması ve tüm bu sürecin doğru şekilde denetlenmesi ile yasadan anladığımız kentsel dönüşüm ancak şimdi gerçekleşebilecektir” diye konuştu.

Her Bina Yıkılıp Yeniden Yapılmayacak

Kentsel dönüşüm sürecinde 20 milyon konuttan yaklaşık 6,5 milyonunun yeniden yapılacağının ifade edildiğini hatırlatan Ferdi Erdoğan, “Ancak hangi binaların kentsel dönüşüme girip hangilerinin girmeyeceği belirlenmedi. Kentsel dönüşüm kapsamına girebilecek öncelikli bölgeler net olarak belli olmadığından, birçok konut sahibi kendi konutunu da bu 6,5 milyonun içinde zannediyor. Dolayısıyla konutlarının yıkılacağı beklentisi ile mecbur olmadıkça yenilemekten kaçınıyor ve kentsel dönüşüm rüzgarıyla kendi binasının da yıkılıp yeniden yapılacağını hayal ederek kapısını çalacak ‘Beyaz atlı müteahhidini’ bekliyor. Oysa hem her bina yıkılıp yeniden yapılmayacak hem de müteahhitlerin her binayı yenileyip eski sahiplerine bedelsiz verebilecekleri bir planları yok” dedi.

'Güçlendirme/Yenileme’ İhmal Edilmemeli

Toplumu güvenli yapılara kavuşturacak kentsel dönüşüm kapsamında, alan dönüşümü esaslı bir planın uygulamaya alınması gerektiğini vurgulayan Ferdi Erdoğan, “Avrupa Birliği üyesi ülkelerden farklı olarak deprem kuşağında yer alan ülkemizde kentsel dönüşüm kanunu ile başlayan süreç büyük önem taşıyor. Ancak Türkiye’de güçlendirme/yenileme çalışmalarının ihmal edildiğini ve Avrupa’ya göre geride kaldığımızı görüyoruz. Ülkemizdeki kentsel dönüşüm sürecinde, tek uygun çözüm olarak vurgulanan yıkım ve yeniden yapımın, global olarak güçlendirme/yenilemenin ekonomik veya mümkün olmadığı yerlerde tercih edildiği biliniyor. Hatta doğal kaynak tüketiminin azaltılması ve yıkım sonucu ortaya çıkan molozun doğada neden olduğu tahribat gerekçeleri ve sürdürülebilirlik kavramı doğrultusunda, Avrupa’da son yıllarda, ekonomik olmasa da teknik olarak mümkünse yıkım-yeniden yapım yerine güçlendirme/yenileme yaklaşımı benimseniyor” şeklinde konuştu.

Binaları Yıkmadan Da Depreme Hazırlıklı Olmamız Mümkün

Güçlendirme/yenileme çalışmaları ile binaları yıkmadan depreme hazırlıklı olunmasının mümkün olduğunu dile getiren Ferdi Erdoğan, şöyle konuştu: “Uluslararası alanda ‘Deep Renovation’ denilen, ülkemizde de ‘Derin Yenileme’ olarak adlandırılan çalışmalar; bir yapının güçlendirilmesinden, dış cephesine, iç makyajlanmasından bacasına tesisatına kadar her unsurunun yenilenmesini kapsıyor. ‘Derin Yenileme’ aslında, güçlendirme, iklimlendirme, ısıtma-soğutma, aydınlatma ve yangın güvenliğinin yanı sıra enerji verimliliğini de kapsıyor. Ayrıca enerji verimliliği ve sera gazı salımının daha da önem kazandığı günümüzde, atığı yöneteceksek binanın kendisini atık haline getirmeye, yani binayı önce moloza çevirip sonra yeniden yapmaya gerek yok. Mevcut binaların hepsini yenilemek, hatta yeşil bina haline getirmek mümkün. Dolayısıyla, içinde bulunduğumuz dönemde yenileme çalışmaları da vatandaşları güvenli ve sağlıklı yapılara kavuşturacaktır.”

 

17 Ağustos İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan Deprem GYODER Başkanı Feyzullah Yetgin
Tümünü gör
Pzt Sa Çar Per Cu Cmt Pzr
2728293031 0102
03040506070809
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31010203040506